FİKİRLERİMİN ÖZGÜR SAVUNMASI

Doğru ya da yanlış,insanlar hakkında söylenenler,onların yaşamlarında ve özellikle kaderleri üzerinde yaptıkları işler kadar önemli bir etkiye sahiptir… İnsan üzerinde hep bir yük oluşturan ve suça meylettiren bir ten taşır ve ona boyun eğer…İnsan onu gözlemeli,bastırmalı,durdurmalı, ancak son raddede ona boyun eğmelidir… Bu itaat halinde günah işlenebilse de, bu büyük bir günah sayılmaz… Bu bir düşüştür,ama dizlerin üzerine düşme duayla telafi edilebilir.Bir adam acı çekiyorsa,en büyük merhamet onun yarasına dokunmamak değil midir? Bir ermiş olmak istisnadır,dürüst bir insan olmak kuraldır… Yanılın, gücünüzü kaybedin, günah işleyin, ama dürüst olun.Mümkün olduğunca az günah işlemek insanın yasasıdır… Hiç günah işlememek meleğin düşüdür.Dünyevi olan her şey günaha boyun eğer… Günah yerçekimine benzer.İnsanın öldürdüğünü Tanrı yeniden canlandırır, kardeşlerin kovduğunu baba yeniden bulur… Acıyı unutuşla silmeyi denemez,tersine onu umut aracılığıyla büyüterek itibarlı kılmaya çalışırdı,bir çukura bakan acıyı yıldıza bakan acıyı göstererek dönüştürmeye çalışırdı… Din adamları size her şeye Kadir Rabbim diye,Makkabiler size Yaradan diye,Efesli havariler size Özgürlük diye,Baruch Spinoza size Sonsuz Büyüklük diye,Mezamirler size Bilgelik ve Gerçeklik diye,Jean size Işık diye,Krallar size Tanrı diye,İsrailoğulları size Koruyucu,Levili Kutsallık,İlahi Adalet diye,kullarınız size Tanrı diye hitap ediyor ama Hz. Süleyman size Merhamet diyor,işte isimlerin en güzeli… Sizden barınacak bir yer isteyene ismini sormayın. Barınacak bir yer isteyen özellikle ismini telaffuz etmekten utanır.Ama yükselenlerde hoşumuza giden şeyler,yıldızı sönenlerde o kadar hoşumuza gitmiyor.Altın bulmaya çalışan insanlar vardır o,merhamet bulmaya çalışıyordu.Ezilmiş insanlar arkalarına bakmazlar.Kötü kaderin kendilerini izlediğini iyi bilirler.Erdemli kalmak isteyen ellerine acımamalıdır… Emanet etmek,bazen terk etmektir.Fazla doğaçlama zihni ahmakça boşaltır.Büyük kederler sefilleri dönüştüren ilahi ve korkunç bir ışıktır.Tayfa için gelgit neyse, suçlu için vicdan azabı odur.Tanrı ruhu okyanus gibi kabartır… Çünkü olağanüstü bir etki bırakanlar her zaman için kalabalıktan birinin kendilerine hizmet edeceğinden emindirler.Ne mutlu ki Tanrı ruhları nerede bulacağını biliyor… Arkasında kendi siluetini taşıyan bir karanlık bırakmak,bir insan için felakettir…Bir zaferden sonra ani bir kalkınmaya sadece barbar topluluklarda rastlanır.Bulanık bir bilinç parçalanmış bir hayatı beraberinde getirir.zira bazı çirkinlikler varlık nedenlerini sonsuz güzelliğin derinliklerinde bulurlar.Acı çekilen cehennemden daha dehşet verici olan,içinde can sıkıntısı çekilen cehennemdir… İyi düşüncelerinde kötü düşünceler gibi içinde kaybolduğumu dolambaçları vardır.Her kaçış hiçbir iz bırakmadan gerçekleştirilmelidir.Bazı şeylerin unutulması, yeni şeylerin öğrenilmesi koşuluyla gereklidir.Geçmişin taklitleri sahte isimler kendilerini gelecek olarak adlandırıyorlar.Zevk almak,ne hüzünlü bir amaç,ne zayıf bir tutkudur! Hayvan zevk alır.Düşünmek ruhun gerçek zaferidir.Diz çökeni selamlıyoruz.İnanç,insan için gereklidir.Hiçbir şeye inanmayanın vay haline!Karanlığı düşünmek ciddi bir iştir.Kaçmak iyileşmektir.İyileşmek için nelere katlanılmaz? İnsanları görmemek onların çok mükemmel olduklarının varsayılmasına neden olur… Seven ve acı çeken ruh yüceliğin doruk noktasındadır…Çünkü safiyetle yükselen güzelliği tasvir etmek imkânsızdır ve hiçbir şey, farkında olmadan elinde cennetin anahtarını taşıyan göz kamaştırıcı masumiyet kadar mükemmel değildir…Çocuklar nasıl bıçakla oynayıp kendilerini yaralarlarsa,kadınlar da güzellikleriyle oynayarak kendilerini yaralarlar…Zaten aydınlık demek illa ki sevinç anlamına gelmez.Aydınlıkta da acı çekilir; ateşin fazlası yakar…Alev kanadın düşmanıdır… Uçmaya ara vermeden yanmak dâhinin mucizesidir…Yarını reddetmenin tek yolu ölmektir…İnsana özgü hastalıklar insanlığı öldürmez…Aşkın orta yolu yoktur;ya mahvolur,ya kurtulur… 12.01.2018 KARDELEN SULTAN İSTER

Reklamlar

SON BAKIŞ

Her yaş kendine güzeldir derler ya… 19 önemlidir insan hayatında keskin bir dönüş noktasıdır…

Neden mi?

18 kapı eşiğidir. Tam bu noktada kapıyı açıp eşikte durmuşsunuzdur.

Arkanızda çocukluğunuz ve gençliğiniz, önünüzdeyse yetişkinlik vardır. Hiç bir döneme ait değilsinizdir aslında bi yanınız hep bi adım geri gitmek ister o sorumsuz döneme, annenizin her hatanızda “gençlik işte biz de az değildik hani” dediği döneme… Oysa siz ileri gidersiniz doğanın kaçınılmaz kanunu olarak. Ve büyürsünüz. 18 yaş hayatın en hızlı geçen dönemidir. Daha siz büyüdüm işte diye böbürlenemeden geçip gider.

“Ben 18 olunca…” diye

başlayan hayalleriniz için çok dar bir zamandır.

Ve 19 olursunuz.

Arkanızdaki kapı kapanmıştır artık. Geriye dönüp bakamazsınız. Sadece yetişkinsinizdir.

Peki neler değişir? çok şey… Kamuoyunda bir bireysinizdir artık, yöneticilerin gözünde bir oy, trafikte bir sürücü…

Anneniz yaptığınız şeylerin suçunu üstlenemez artık, polislerin gözünde ceza ehliyeti olan birisinizdir. Bankalarda hanım veya bey olmuşunuzdur.

Ne var ki küçükken söylenen küçükbey kadar masum değildir bu hitap şekli, can sıkıcıdır. büyüdüğünüz gerçeğini yüzünüze tatsız bi şekilde vururlar.

Eğer biri size “…bey” diyorsa bilin ki artık kafanıza göre saçma sapan hareket edemezsiniz.

Oysa hayatın en büyük zevklerindendir hesabını vermek zorunda olmadığınız davranışlarda bulunmak.19 yaşındaysanız bu özgürlükten vazgeçersiniz…

Yani kısacası büyüme, daha da garibi bunu kabullenme dönemidir 19.

Peki ya iyi tarafları? Onlar da azımsanamayacak sayıdadır aslında. Bu yaşa kadar biriktirdiklerinizi birilerine anlatma zamanıdır artık.

Çünkü insanlar sizi birey olarak dinlemeye başlarlar. Birey demişken bir “veli”den bağımsızsınızdır artık. İstediğiniz bara girebilir arzu ettiğiniz etkinliğe katılabilirsiniz. Yasaklar dünyası da daralır birden “yapılmaması” gerekenler listesi azalır dahası yapabilecekleriniz daha tehlikeli yani eğlenceli hale gelir.Hayat bisikletiniz 4 tekerli değildir artık.Arkadaki destekleri atıp dengenizi sağlamaya çalışırsınız. dahası daha hızlı yol almaya başlarsınız.

19 yaşından sonra yıllar daha hızlı geçmeye başlar ve hızınızdan olsa gerek rüzgar daha sert gelir insana,hayatın zorlukları
ağırlaşır.

Ama onları yendikçe zaferleri de büyür. Evet zaferleriniz daha büyüktür artık hatta bazen dünyayı oynatacak kadar büyük.

Bunun tadına bir kez vardınız mı artık arkanızdaki kapı aklınıza bile gelmez tabi tökezleyip düşmediğiniz taktirde… böyle zamanlarda ağlıyarak annenize koşmak isterseniz ama her seferinde vaz geçersiniz bu düşüncenizden. onun yerine kendiniz kalkarsınız düştüğünüz yerden her seferinde yeni bir şeyler öğrenmiş olarak.hayatta hiçbir öğüt tecrübe kadar haz vermez insana ve tecrübe 19 yaş sonrası nimetlerindendir…

Ve sen ey 19 yaşına giren insan koş ve o kapı kapanmadan son bi kez bak çocukluğunun masumiyetine gençliğinin heyecanına… sonra bırak kapansın kapı ve sen yüzünü aydınlık geleceğe dön omuzlarında yetişkinliğin getirdiği sorumluluğu hissederek… içindeki o garip heyecanla bekle herşeye gebe yarınları…

KARDELEN İSTER

05.12.2017

AFFETMEK

Asil,erdemli insanların en büyük intikamıdır…Affetmek…

Maruz kaldığın olaylardan dolayı nefret mi doluyor kalbine?

O halde affet…

Zira nefret tohumları saçılsın istemiyorsan hayatına,affetmektir bunun en keskin çözümü…

Affettiğinde kendini daha bir özgür hissedeceksin…Çünkü nefretin pençelerinden kurtulmuş olacak ruhun…Gönlün kapkara,zifiri bir kinin esaretine girmekten sıyrılmış olacak..

Affetmek ise bir çırpıda olmasa da zamanla güzelleştirir hayatı…

Affetmek için hazırlamalı insan evvala kendisini…

Ruhsal ve zihinsel açıdan kendini hazır bir hale getirmek gerekir…Çünkü;

Affetmek ne pek kolay ne de çok zor olan bir seçimdir… İsteyerek affetmelisin,zorla olmaz affetmek…

Affetmek bir güzelliktir ve hiç bir güzellik zorla olmaz…

KOŞULSUZ AFFEDİN…

Affetmek omuzlardan bir yük indirmektir…Hafiflersin,özgürleştirir düşüncelerini yerli yersiz üzüntülerden…

Affetmenin kolay olduğunu iddia etmiyorum..Zor bir eylemdir affetmek.Ve bilmen gerekir ki zor işleri ancak güçlü insanlar başarabilir…Özgürleşmek için gereklidir…

Affetmek daha bir güçlendirir kişiyi…

AFFET Kİ AFFEDİLSİN…

Zira affedeni affetmeyi seven bir TANRI var…

KARDELEN İSTER….

16.11.2017